Pınar’ ın Doğum Hikayesi

       


         Önsözümü yazıp sayfayı Pınar’a bırakacağım. Doğum hikayelerini hep benden okumaya alışkındınız ama ben artık biraz da annelere söz vermek istiyorum. Gebe olduğum bu dönemde yazılarını okudukça o güzel doğumlara tekrar gidiyorum ve çok mutlu oluyorum. Pınar’ınki normal Doğum planlanırken sezaryena dönmüş bir doğum. Peki kıstas bebeğin vajenden çıkması mı yoksa travmatize olmamış ve doğumu mutlulukla hatırlayan anne bebek mi? Sorunun cevabını Pınar versin.



    23 ağustos 2016..
39+2 haftalık bir gebe olarak gayet rahat hayatıma devam etmekteydim yeri geldi yogama gittim,doğum eğitimimi aldım yürüdüm yedim içtim bol boll gezdim takiiiii 23 ağustos akşamı Ali ‘Annecim ben yavaş yavaş gelmeye hazırlanıyorum’ diye bana işaret gönderene kadar :) İnkar etmiyorum önce bi olduğum yerde kaldım derin bir nefes aldım ve sakin ol pınar doktorunu hatırla ebenin söylediklerini düşün ve gevşe dedim ve beklemeye başladım :) Kıymetli doktorum Şule Selman tam da düşündüklerimi bana telefonda ‘Sakin ol Pınarcım bebeğin gelmek için hazırlanıyo olabilir doğum dalgalarımı 5 dakika da 1 düzenli olarak geldiğinde beni ve diğer pek kıymetli ebem  Serap Sağır ı bilgilendirmen yeterli dedi’ ve beni sabır ve sukunete davet etti :) 23 ağustos salı günü benim için bu şekilde geçmeye başladı doğum dalgalarımı takip ediyorum düzenli düzensiz gelen sancılarıma nefesle karşılık veriyorum bir uyuyorum bir uyanıyorum ama herşeyin tamda olduğu gibi ilerlediğini biliyorum. Daha sonra Güzel bir uyku :) ardından 24 ağustos çarşamba günü saat tam 16:00 ve 16:05 olarak tuttuğum doğum dalgalarım artık tamamen düzene girdiğini anladığım an canım ebeciğimi bilgilendirdim ve oda yanıma eve gelmek için yola çıktı. Evet burada şaşırıyo olabilirsin ‘Nasıl eve mi geliyo hastaneye gitmedin mi?’ Diyeniniz olabilir ama evet evdeyim evet gayet güzel nefes alıyorum gevşemeye devam ediyorum ne öğrendiysem ne öğretildiyse uygulamaya gayret gösteriyorum. Aksi bir gelişme olmadıkça doğumun asla korkulucak birşey olmadığını öğrendiğim çünkü.. Velhasıl kelam..
Canım ebecim gelmiş ve ilk muaynemi yapmış olduğunda 4-5 cm bir açıklıkla evde doğum takibini yapmaya devam etti bu sırada bir masajlar bir mutluluk hormonlarıı bir gevşemeler bir gülüşmeler tabiki arada Ali beyimin yoklamaları karşısında derin derin nefesler :) duş almalar ufak tefek atıştırmalar derken 6 cm bir açıklık ile doktorumuzunda a dan z ye takibi dahilinde hastaneye doğru yola koyulduk😍 Hastaneye geldiğimizde nefeslerimize devam ettik rutin kontroller için harekete çekildi herşey tam olması gerektiği gibiydi. Üzerimde çok ama çok kıymetli 2 el iyi ki varsınız dediğim 2 güç yanımdaydı doktorum ve ebem... Bunun sonucunda normal doğum olarak planladığımız süreç farklı sebeplerden dolayı Anne bebek dostu Sezeryana dönmeye karar vermemizle işleme girdi.. Ameliyathaneye ısıttıran bir doktor elimi biran olsun bırakmayan bir doktor ve iyi ki varsın dediğim bir ebem ile spinal sezeryan olmak için masaya yattım..
Ve 25 Ağustos 2016 saat 01:50 olarak Ali dünya ya gözünü açtı..💙🤗
Doğumdan önce doğum anımda ve doğumdan sonra mükkemmel bir süreç ile iç içe oldum doğum şeklim ne olursa olsun asla pişmanlıkla çıkmadığım bir an.. anılar yaşadım onlar sayesinde. Önce Allaha sonra onlar ve daha sonra kendime güvendim yavrumu kucağıma aldım. Ten tene temasımı eşsiz bir duyguyla yaşadım çünkü yaşattılar ve bir an olsun ten tene temas asla bitmesin diye çaba gösterdiler...❤ Canım doğumum öyle kıymetli 2 insanla yol aldın ki Allah iyi ki böyle bir yol nasip etmiş. Gene olsa gene gözüm kapalı yol alırım çünkü güven dolu mutluluk dolu bir süreç benimle oldu benimle oldular..
Şule hanım bir doktordan çok fazlası asla kelimelerle anlatamayacağım..
Ebem Serap tabirimle Serapcanım o huzur dolu bedenime akıttığın ellerin sanki dün gibi hala hissini hatırlarım..
Mutlu doğumlar mutlu insanlarla olurmuş ben bunu öğrendim..
İyi ki ama iyi kii vardılar...

G-ebe Serap’ın Gebelik Günlüğü: İlk Trimester



                İlk trimesteri anlatacağım evet ama size 25. haftamdan sesleniyorum. Neler olup gittiğini ancak idrak edebilmiş durumdayım diyebilirim. Bu yüzden günlüğümü yeni yazmaya başladım. Şunu söylemeliyim ki; yazarken amacım sizleri eğitmek ya da en süper gebe benim bu işi en iyi ben bilirim mesajları iletmek değil. O yüzden benden en mükemmel gebeliği bekleyen eski dostlara kötü bir haberim var. Herşey oldukça sıradan. Dümdüz gebelik işte :) Bakarsınız kendinizi bulduğunuz yerler olur, mesajınızla “ben de öyle hissetmiştim ya da hissediyorum”. Dersiniz...  Belki de “amaaaan bize ne “ dersiniz ve sadece oğlum ve benim için güzel bir hatıra olur.


     
        Ne diyorduk? Heh, ilk üç ay!


      Aslına bakarsanız ilk üç ay hakkında konuşmak istemiyorum. Bebeği öğrenmenin sevincini çık, geriye çok bişe kalmıyor.

      Ben reglim bir gün geçtiğinde öğrendim. Zaten biliyormuş gibiydim. Önceleri hep hissediliyor derlerdi de inanmazdım. Yine de bi panik olmadı değil, içinde insan büyümeye başlamış az şey mi?


   
İlk resim


  Altıncı haftamda ilk kontrolüme gittim ve bebeğimi mercimek tanesi olarak gördüm. O zamandan bu zamana çok şey değişti ama öğrendiğim an ile şimdiki andaki hislerim arasında fark yok. Öyle sağlam biçimde “ben buradayım, artık seninleyim “ dedi ki... Hayatım değişti, düzen değişti, işlerim beklemeye girdi ama bu muhteşem şey hepsine azcık bekleyin ya da giden gitsin demeye değdi.


       Günler geçerken ne zaman kusacağım diye beklemeye koyuldum. Beklediğimde kaldım çünkü öyle bişe olmadı. Bence harika ! Bunca şeyin üzerine bir de her sabah mide bulantısı cidden çok zor olmalı.

      İyi o zaman dedim. İlk aylar kilo veriliyordu sonuçta ve bence ben de vermişimdir. Ya da en azından almamışımdır diye düşünürken 13. Hafta bitiminde yazıyla “beş” rakamla “5 “ kilo almışım. 59 kilo ile başlayıp 64 kiloyu kondurmuşum tartıya.

     Neeeeeeeey!

     Ne demek ney? Maşallah iyi yedin Serapcığım. Dünya var yer misin deseler yiycektin. Yarasın tosunuma ama yaramaz o ayrı!

      Önceden sorsalar gebeliğin boyunca kaç kilo alırsın diye , muhtemelen Ebru Şallı’ dan az alırım derdim. Fakat o iş öyle olmuyor yengecim. O nasıl bir iştah, o nasıl yemekten keyif alış. Ya pilav ve salata o önündeki. Sanki bayılıp bayılıp tekrar yiyormuşum gibi.

      Bir de aşerme meselesi var ki onu da sadece bu aylarda yaşadım. Ne aşerdim peki? Beni tanıyanlar ne kadar elit olduğumu bilirler o yüzden normal 😂 karşılarlar.

    Bir insanın canı sushi isteyebilir. Bence gayet normal bişe. Yasak 🚫 olan herşey cazibeli tabi. Olsun naptım üç beş tane balıksız olanlardan yedim ve konu kapandı.


     Bu esnada annelik hissi var evet ama göbek yok, bebek hareketleri hissetmek yok, ne bileyim tatsız tuzsuz. Üzerine milyon olmuş hormonlar beni deliden hallice hale getirdi. Şahan Gökbakar’ın Dünyanın en hızlı laf sokan adamı diye bir tiplemesi vardı. Onun gibi dolanıyorum ortalıkta. Dersin ki komtan kenan geliyor 🤣 Hemen gidip Psk. Neşe Karabekir’ den randevumu aldım. Zaten daha önce de kendisinden terapi aldığım için psikolojik geçmişimi biliyordu ve seansımızı yaptık. Sonra da ikinci muayenemi oldum. Bunlar 14. Haftanın konuları olduğundan şimdilik burada bitiriyorum.

     Ondan sonra da zaten 15. 16. Haftalar falan geldi ama insan zamanın nasıl geçtiğine inanamıyor. 😍

    Bir sonraki günlükte görüşürüz. Bana yazın, selam verin, öpücük gönderin. Ne bileyim işte içinizden ne geliyorsa... Okuyan , benimle paylaşan herkese teşekkür eder, sarılırım❤️


    @g-ebeserap instagram kullanıcı adını olur. Dilerseniz oradan bağlantı kurabilirsiniz...


   




             

ÇATI MUAYENESİ




                        EYVAH YA ÇATIM DARSA!


                        Çatı muayenesi gerekli mi?





         Merhabalar, size kendi gebeliğimin on dokuzuncu haftasından sesleniyorum.

   Gebelik döneminde her anne belli başlı kaygılar yaşar. Bu tabi ki de çok normal, her anne gibi benim de kaygılarım var. Ancak; bilgi bazı konulardaki kaygılarımızın azalması için muhteşem bir kaynaktır. Mesela yukarıdaki konu ile ilgili hiç kaygım yok çünkü; yeterli bilgiye sahibim. Umarım bu yazıdan sonra siz de benim gibi hissedersiniz .❤️


   Öncelikle çatı denen şeyin ne olduğundan bahsedelim. İsmi pelvis olan ve birbirinden bağımsız kemiklerin bir araya gelip kaslar ve bağlar aracılığı ile birbirine tutunduğu bölgedir. Örneğin kuyruk sokumu, leğen kemiği, sakrum  ve oturma kemiği olarak bildiğiniz kemikler pelvis denen kemik yapıyı oluşturmaktadır. Ortasındaki boşluk ise bebeğinizin doğumda kullanacağı yoldur. Bu yoldan geçilebilmesi için bebek ve pelvis uyum içerisinde olmalıdır.


    Çatı muayenesi ; doğumdan önce vajinal muayene yolu ile , o bahsettiğim bebek yolunun çapının ne kadar olduğunu tespit etmek üzere yapılan işlemdir. Bu muayeneyi tüm doktorlar rutin olarak yapmaz. Bir çok muayene sonrası anneye çatısının dar olduğu ve doğum yapmaya müsait olmadığı belirtilmiş ve normal doğuma olan inancını yitirmesine neden olunmuştur ve maalesef sırf bu yüzden sayısız gereksiz sezaryen gördüğüm için ayrıca üzgünüm.


   Bu muayene tespit için asla kesin sonuç vermez. Sadece önfikir olabilir, ya da anneye daha fazla gevşemesini tavsiye etmek için yol gösterici olabilir. 38. Hafta civarında bakıldığından pelvis doğumdaki halinde olmayacaktır. Doğuma kadar ve Doğum esnasında bedenimiz relaksin gibi bedenimizi gevşeten, kaslarımızı ve bağlarımızı yumuşatan hormonlar üretir. Dolayısı ile muayenedeki ile aynı olmaz. Yani çatınızın genişliğini ancak ve ancak doğum esnasında anlamak mümkündür. Yapılan çatı muayenesi zaten çok da rahat olmayan annelerimizin Doğumdan daha fazla korkmasına neden olup, direkt sezaryen randevusu almasına yol açar.


    Oysa ki bir anne, doğumdan önce bu bilgiye sahip olup, sakince bebeğini karşılayacağı güne odaklansa, onunla iletişim kursa, egzersizler , nefesler ve gevşemelerle pelvik kaslarını esnetse doğumu için bundan daha güzel önlem olamaz.


     Çünkü doğum; hesap kitap yeri değil. Doğum: güven, mahremiyet, sevgi,saygı , coşku, heyecan yeri.


    Doktorunuza çok güveniyorsunuz ve yeri gelmişken belirteyim amacım bu güveni sarsmak değil. Aksine bedeninize daha fazla güvenip, onunla sorumlulukları paylaşmanıza yardım etmek. Tıp bilimi çok ilerledi evet ama, her şeyi bilmek mümkün değil. Bazen çok zor doğurur dediğim kadınların fazlaca kolay doğumlar yaptığına şahit oldum.


   Şimdi beni daha iyi anlayabilmek için elinize bir kalem alıp sıkın. Artından kalemi üstten itmeyi deneyin. Kalem ilerlemiyor ya da zor ilerliyor değil mi? Öyleyse elinizi gevşetin ve bir daha deneyin. Kalemin kolayca ilerlediğini göreceksiniz. Yaptığınız tek şey kaslarınızı sıkmak ve ardından gevşetmek oldu. Elinizdeki kemikler ilk denemenizde dardı ama sonradan genişledi diyemeyiz değil mi? Yani sadece kasları gevşeterek doğumda neler değişebileceğinizi görün ve inanın istiyorum.


    Sonuç olarak doğumu denemeden olup olmayacağını bilemeyiz. Çatı muayenesi gibi bir işleme açıkçası ben girmeyeceğim. Doğum esnasında eğer öyle bir şey varsa tıbbın imkanlarından yararlanmak bir kaç dakikaya bakar. Gerekirse sezaryene giderim. O zamana kadar bana ve bebek bekleyen diğer annelere düşen; gevşemek, sakin olmak, eğitim almak, yoga nefes çalışmaları yapmaktır. Kontrolcülüğü bırakıp, bebeklerimize yumuş yumuş anneler olmak için hamileliğimizin tadını çıkarmaktır. 😍

    Çatısı gerçekten dar olan kişi sayısı oldukça azdır. Binde bir gibi bir oran... Sizce de bu oran için bu kadar kaygı fazla değil mi? Ama doktor öyle diyor di mi? O zaman başka bir doktordan daha fikir almaya ne dersiniz ? Doğumla ilgili kararlara aktif katılın. Eğitimle bilinçlenin ve size uygun Doğum tercihleri yapın.


    Umarım ki bu yazı ihtiyacı olanlara ulaşır ve dilerim ki her anne bebeğine hayal ettiği şekilde kavuşur. Görmeyip, tanımayıp bu yazı ile ulaştığım her anneye tüm içtenliğimle sarılıyorum. ☺️

Dilerseniz beni instagramdan g.ebeserap kullanıcı adı ile takip edebilir, sorularınızı sorabilirsiniz. Vaktim olduğunca cevaplarım .

Sevgilerimle...

Serap Sağır

Berna'nın Doğum Hikayeleri





                 Uzuuun bir aradan sonra yeniden merhaba!

        Bugün size bir anne, iki doğum hikayesi anlatacağım. Benim için çok özel çünkü, yaptığım radikal çalışma değişikliğinde el ele tutuştuğum ilk kadın bugünlerde üçüncü çocuğunu dünyaya getirdi. Adı Berna.

        İlk doğumu bir miktar travmatik geçince, sonraki doğumu için araştırmalara başlamış. Uzun süre İstanbul Doğum Akademisi' ni takipte kaldıktan sonra yollarımız kesişti. O tarihlerde almış olduğum doğuma hazırlık eğiticiliği eğitimimin staj grubunu açmak üzereydim. 2015 şubat ayında kar fırtına derken buluşabildik ve çok eğlenceli bir eğitim süreci geçirdik.

       Buraya kadar her şey yolunda ancak; o sıralar gittiği doktoru bebek makat geliş olduğu için sezaryen önermiş. Bebekler her zaman baş geliş olarak yerleşmeyebilirler. Hiç bir şey yapmadan dönmeleri mümkün olabilir ancak son haftalarda yer daraldığı için dönemeyebilirler. Bu noktada bir takım alternatif yöntemler yardımcı olabilir. Örneğin; masaj, derin gevşeme, bebekle konuşma, bir takım hareketlerin düzenli biçimde yapılması, moxa çalışması, psikodrama gibi.

      Berna'nın bebeği de eğitim sırasında yaptığımız, içimdeki bebeğe sesleniş çalışmasından sonra baş gelişte karar kılmıştı. Bu sıralarda 36. haftasındaydı. Kursun 3. buluşmasına geldiğinde doktorunu değiştirmek ve doğumunda kararlara aktif katılımına izin verecek bir doktorla çalışmak istediğini belirtti. O gün eğitim bittikten sonra suyu geldi ve o an Dr. Şule Selman'ile doğuma karar verdiler.

       Eğitimden çıkıp hastaneye gittik. Orada öğrendiklerini uyguladı. Ben de masajlar, aktif doğum pozisyonları, aromaterapi, olumlamalar gibi rahatlatıcı tekniklerle yanındaydım. Doktorumuz tıbbi takiplerini yaparak anne ve bebek sağlığını korudu. Dört saat içinde ilaçsız, hızlı ve kolay bir doğum gerçekleşti. Ten tene temas, kordonun geç kesilmesi gibi ritüellerimizi de tamamladıktan sonra çekirdek ailemizi odalarında yalnız bıraktık.

       Hikayenin başka bir ayağı da şudur ki; Dr. Şule Selman ile yollarımız bu doğumda başladı ve bir daha ayrılamadık. İki buçuk yılda bir sürü doğumdan mutlulukla ayrıldık. :)

       Berna doğurdu bebeğini büyütüyor ben diğer doğumlarla ilgileneyim diyorken, bir kaç ay önce yeniden hamile olduğunun haberi geldi. Meğer altıncı ayındaymış. Doğumunun denk geldiği sıralarda Şule hanım izinde olacaktı. Bir başka tatlı mı tatlı, abla mı abla doktorumuz Aylin Atakır'a muayenelere başladı.

       Bu arada ben de bir hafta tatile çıktım ama bebeğim ebesini bekledi. Bir sabah doğumum başladı hastaneye gidiyoruz diye arandım. Hastaneye gittiğinde doğumhaneye çıkılacak aşamaya gelinmiş bile. Ortamı görmeniz lazım. Işıklar kısılmış, sessizlik... Berna kendini tamamen dış dünyaya kapatmış, sadece ve sadece doğumuna odaklanarak bebeğini dünyaya getiriyordu. Bir kaç ıkınma ile miniğimiz kucağındaydı. Bu doğum da ortalama iki saat sürdü.Tüm  bunların şahidi ve yardım edeni olmanın ne kadar müthiş bir duygu olduğunu anlatamam.

       Peki; Berna ilk doğumundan sonra oturup, mağdur psikolojisine bürünseydi? İkinci doğumunda seçeneklerini araştırmasaydı ve doğumunda hiç söz almak istemeseydi? Üçüncü doğumunda yaşadığı maddi sıkıntılar yüzünden bebeği ile kavuşma anını, şeklini feda etseydi ne olurdu?

       Bence;  İlk doğum travmatik oldu diye tüm sağlıkçılara güvenini yitirip, sezaryen olmaya yönelirdi. 2. doğumunda zaten sezaryen önerilmişti. 3. doğumu da buna bağlı olarak sezaryen olacaktı ve zaten maddi sıkıntıları da işin içine katınca ssvd denemek istemeyecekti.

        İki doğumunda da bir kadın ve bir anne olarak doğumunu kendi yaptı. Biz de yolunu açıp destek olduk. Bir kadın anneliğe, iki bebek dünyaya güvenle bağlandı.

        Hayatıma giren bu güzel kadına teşekkür ediyorum ve sıkı sıkı sarılıyorum.Allah  her birinize  böyle güzel doğumlar nasip etsin.

                                                                                                           Ebe Serap SAĞIR

Tuba'nın Pozitif Doğum Hikayesi





       Tuba ile 30. haftalarının başlarında Şule Selman'ın muayenehanesinde tanıştık. Doğuma hazırlık eğitiminde kaynaştık ve doğumda destek istemesi üzerine bebeğinin gelmek istediği gün ebelik takibini yapmak üzere sözleştik. O da doğuma kadar olan süreçte öğrendiği nefes, egzersiz, gevşeme çalışmalarını yaparak doğumuna fizyolojik ve zihinsel hazırlığını sürdürdü.

       Henüz 38+3 gebelik haftasındayken bebeği gelmeye karar verdi. Anne bedenini hazırlamışsa, gevşekse ve kaygılardan arınmışsa bebeklerimiz beyin gelişimlerini tamamladıklarında 38-42. haftalar arasında gelmekte özgürler nasılsa. Sabah saatlerinde telefonum çaldı. Tuba hastaneye geçmişti bile. Ben de hazırlanıp yanına gittim. Henüz doğumun çok başlarındaydık, vaktimizi biraz sohbet ederek ve derin gevşemeler yaparak geçirdik.


       Doğumun ilk saatleri çok yavaş ilerleyebilir ve hatta en uzun dönemdir. Bu konuda doğuma hazırlık eğitiminde bilgilendiği için sakince bekledik. Peki bizi bu dönemde odada tutabilirler mi? hayıııır! Doktorumuzdan izin alıp kantinde balkon sefası yaptık. Selfie çektik. Güneş doğum güzeline vurduğundan o daha güzel çıktı tabi :)

      Hem dalgaları karşıladık hem çay içtik. Ben bu durumlara alışık olduğumdan rahat tavırlarımla dikkat çektim. Tuba dikkat çekmedi ,çünkü kimse onun doğum sürecinde olan bir anne olduğunu anlamadı. :) Oradan kalkıp merdivenleri inip çıkmaya başladık. Sonra bir dakika ben neden merdiven çıkıyorum ? sen çık diyerek kenarda bekledim. Tuba'da hak verdi nitekim. Merdivenlerin ortasında dikilen bir ebe, bir katı sürekli inip çıkan bir gebe. Her şey çok doğal. :) Amacımız aktif kalmak ve yer çekimi etkisi ile bebeğin ilerleyişine yardım etmekti.
  
    Odaya gidip biraz daha gevşeme ve rebozo çalışması yaptık. Her dalgada nefes tekniklerini kullanarak gevşek kalmasını ve bebeğe giden oksijen miktarını arttırdık.  Zaman geçmesine rağmen doğum dalgaları istediğimiz düzene gelmemişti. Doğal tüm teknikleri denedikten sonra çok düşük dozda oksitosin başladık Şule hanımın kararıyla. Yarım saat geçmeden doğum dalgaları düzenli hal aldı. Tuba ile aktif doğum pozisyonları ve nefes çalışmaya devam ettik. Artık doğum çok güzel ilerliyordu.  İki saat sonraki muayenede 5 cm açıklığa ulaştık.

     Bu seviyeden sonra eğer ortam şartları uygunsa, gebe gevşek kalabiliyorsa, bire bir destek alıyorsa doğum genellikle kısa sürede gerçekleşir. Gebeciğim dediğim her şeyi yaptı. Birlikte oturup birlikte kalktık. Hatta birlikte nefes aldık. Bir süre sonra ıkınma hissi geldi ve biraz da o kısımda yapılan teknikleri uyguladık. Bu aşamada. Bana "iyi ki varsın " demesi nasıl bir his anlatamam. Her şeyin yolunda olduğunu, bebeğini kucağına vermemize çok az kaldığını söyledim. Tabi ki yoruldu, tabi ki bazen acaba yapamayacak mıyım dedi ama hiç pes etmedi. Doğum anne, baba, ebe, doktor ve diğer tüm aile bireylerinin ekip olarak çalıştığı bir eylem. Bu süreçte güven olduğunda her şey harika gidiyor. Ve öyle de oldu. 

     Artık bebeğimiz dışarı gelmeye hazırdı. Son aşamada da Tuba'cım ne dediysek yaptı. Her kadının bedeni birbirinden farklı olduğu için sanıyorum ki en çok çalıştığımız kısım bebeğimizin son yolunda oldu. Hiç bir müdahaleyi rutin olarak desteklemesekte bazen işleri yoluna sokmak için hayati önem arz edebiliyor. Kontrol çok güvendiğimiz doktorumuz da. Epizyotomi açarak bebeğimizin gelişine yardım etti.

    Bir iki dakika sonra artık minik kız annesinin güvenli kucağında ten tene temas yapıyordu. Göbek kordonu hemen kesilmedi ve plesentadaki kök hücre içeren kanını geri alması sağlandı. Annesi ile ilk bakışmalarını ve ilk aşkları başlamış oldu. Bir süre sonra hemşire ablaları bebeğimizi annesi hazırlanırken bakım yapmak üzere aldılar. Odaya indiğimizde bebeğimiz de geldi. Tuba yatağına alınırken o da babasının kucağındaydı. Nasıl hayran nasıl tatlı baktığını anlatamam. Zaten en sevdiğim kısım bu oluyor. :) Sonrasında emzirme devam etti. Sevgi ile vedalaştık.Sarıldık. Ailenin o mutluluğu tüm yorgunluğumuzu alıp götürüyor. Çekirdek ailemizi baş başa bırakarak yanlarından ayrıldık. 

Her doğum sonrası anneden mutluluk hormonları bulaşıyor. Ben de o mutlulukla yol üstündeki kedilere koşuyorum. O aşırı mutluluk hali hayvancıklara patlıyor ve ilk defa gördükleri bu insan türü onları biraz korkuttuğundan kaçıyorlar. Oysa ki çok iyi niyetliyim. Pisi pisi diyerek yolda sırası ile 30-40 kediye bulaşan bir insan görürseniz bilin ki benimdir. :)

Bu sabah Tuba'dan çok güzel bir mesaj aldım. Dedim ya çok güzel insanlarla karşılaştırıyor bu iş beni...

Her kadının "iyi ki vardın, iyi ki elimi tutandın" diyebileceği bir ebesinin olacağı günlere ulaştığımızda her şey daha güzel olacak.

Sevgilerimle:)
Ebe Serap SAĞIR

Elif' in Doğal Doğum Hikayesi





          Elif ile Dr. Şule hanımın muayenehanesinde tanıştık. Gayet resmi biçimde doğumda ebe desteği için sözleştik. Henüz bir iki ay içinde birbirimizi görünce kahkaha atarak sarılacağımızdan habersizdik tabi ki. 

         Zaman geçiyor ve doğum yaklaşıyordu. Peki Elif bu sıralarda ne yapıyordu? Bilmiyorduk. Sanıyorduk ki Elif evinde oturmuş hanım hanım doğumunu bekliyor. Facebooktan gördük ki teleferikte! Neyse tamam geziyor işte derken ertersi gün Eyüp Camii' ne ziyarete gitmiş. Doğum yaklaşmış dediğim 40 hafta bu arada. 40+1, dur bakayım sayfasına ne yapıyor derken Sultanahmet'de check in görüyorum. Doğum yapmak üzere olan gebe değil de alman turist edasıyla bir kaç gün daha geçirdikten sonra nihayetinde bebeği gelmeye karar veriyor.

       Hastanede buluştuğumuz sırada bir kaç cm açıklığı olduğu söylendi. Gülüyoruz, konuşuyoruz... Her yeni dalga gelişinde sevindik. Aktif doğum pozisyonları, nefes teknikleri, imgeleme gibi yöntemlerle hiç ilaç almadan bedenindeki doğal ağrı kesici hormonu açığa çıkardık. Aroma terapi kullanarak gevşeme, ferahlama gibi ihtiyaçları karşıladık. Pozitif olumlamalarla bebeği çağırdık. Anne va bebek sürekli iletişim kurdular. Bu onların birlikte yaptıkları ilk eylemdi!Birbirimize sarılarak dalgaları karşıladık. Ben ona masaj yaparken o da bana yaptı( sevme de ne yap? ) Şule hanımdan öğrendiğimize göre bebeğin yüzünün anne karnına doğru bakması gerekirken, tam tersi yani ön tarafa doğru bakıyormuş. Anne karnına doğru baktığında ilerleyişi daha kolay oluyor ama bu tür durumlar için kullanılan pozisyonlar ve tekniklerle miniğimiz yavaş yavaş aşağıya indi. Tüm bu süreç 3-4 saat kadar sürdü. Tabi ki 3. doğum olmasının etkisi büyük.

     Zaman ilerledikçe Elif'in ıkınma hissi gelmeye başladı. Bu sırada yoğun pozisyon, masaj ve çeşitli nefes teknikleri ile biraz daha yardımcı olduk. Doktorumuz Şule Selman zaten hep yanımızda ve içimiz rahat biçimde biraz daha çalıştık. Doğum masasına geçtik, bebeğin pozisyonu nedeniyle kısa bir süre bekledik ama doktor teyzesinin  ufak yardımıyla doğum yolunun son kısmına da girmiş oldu. (Elif daha sonra bu kısmı koç burcu olmasına ve boynuzlarını takmasına bağladı. :)) Artık dışarı gelmeye hazırdı. Bir kaç ıkınma ile birlikte her hangi bir yırtık, epizyotomi ( vajinal kesi ) oluşmadan bebek ve annemiz buluştu.

   Bu sırada çektiğim resimlere baktıkça duygulanmamak elde değil. Elif kucağındaki bebeğiyle konuşuyor, onu çok sevdiğini söylüyor ve fırsat bulduğu her dakika bize teşekkür ediyordu. Kızının nasıl güzel olduğunu anlatamam ( Türkiye henüz bu güzelliğe hazır olmadığından fotograf koymuyorum :D ). İlk emzirme ten tene temas sırasında gerçekleşti. Zaten dikişi olmayacağı için hemen odaya indik ve ailenin diğer bireyleriyle onları buluşturduk. Sonra da Şule hanımla oh ne güzel doğumdu sarılmamızı yaptık. :)

     Ebe olduğunuzu düşünün, yeni doğum yapmış bir kadın size "çok mutluyum" diyerek tontiş kızı ile resimlerini gönderiyor, ebeler haftanızı yine o güzelliğin resimleri ile kutluyor. Siz olsanız bu işi sevmez misiniz? 

      Yaklaşık bir hafta sonra kontrol günü muayenede görüştük ve bahsettiğim görünce kahkaha atıp sarılmalar orada gerçekleşti. Ben bu iş sayesinde böyle "candan" kadınlarla tanışıyorum. Hayatıma anlam katıyorlar.

       Elif ve minik kızına ailenin diğer üyeleriyle birlikte mutlu, sağlıklı bir ömür diliyorum. Her başlangıçları bu kadar güzel olsun.

                                                                                 Ebe Serap SAĞIR

   

Büşra' nın anne-bebek dostu sezaryen hikayesi


Her bir doğum ayrı heyecan, ayrı mutluluk. İşimle ilgili kiminle konuşsam "ne güzel mesleğin var" lafını duyuyorum. Sadece benden dinledikleri bir kaç cümle ile bile yüzlerinde gülümsemeler oluşuyor. Gerçekten de orada olmak, bir bebeğin elinden tutup yardım eder gibi annesi ile el ele tutuşmak, yüzünde endişe gördüğünde onu rahatlatmak, bir babanın bebeğinin doğumunda aktif rol almasına yardımcı olmak ve tüm bunların sonunda o muhteşem buluşmanın bir parçası olma duygusu tarif edilemez. Yine de dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım sizlere.:)

Minik Feyza'nın ailesi ile o annesinin karnında 28. haftalıkken tanıştık. Doktorları Şule Selman benimle tanışmaları için yönlendirmiş ve bireysel eğitim yapmak üzere evlerinde buluşmuştuk. Bir gün süren eğitimde kafalarında artık soru işareti kalmamıştı. Doğum ekibine güvenleri tamdı ve bebeğimiz gelmeye karar verdiğinde tekrar buluşmak üzere evime döndüm.

39. haftanın sonunda doktor muayenesine gittiklerinde nst de ufak ufak dalgalanmalar başlamıştı. Bebeğimiz gelmek üzere hazırlığını yapıyordu yani. 10 dakikada bir gelen düzenli dalgalar göründüğü için evde süreci izlemek üzere yanlarına gittim. Büşra oldukça rahattı. Bu arada minyon bir anne ve ultrasona göre dört kiloya yakın bir bebiş var elimizde. :) Karın dışarıya doğru sivri ve bebeğimiz kanala yerleşmekte zorluk çekiyordu. Aslında doğumunu başlatmak istiyor ancak mümkün olamıyordu. Dalgalar düzensiz olarak ilerleyince daha zamanımız var demek ki diye düşündük ve doktorumuzun da izniyle Feyza'yı biraz daha annesiyle baş başa bırakarak döndüm.

Bir kaç gün sonra artık 40. haftayı geçtikleri için daha sık doktor muayenesi gerekiyordu ve bu sefer gittiklerinde doğum dalgaları hafif hafif başlamıştı. Bir iki saat içinde hastanede buluştuk. Gittiğimde anne ve babamız beni çok sakince karşıladılar. Tabi ki bebekleri ile kavuşacakları anın heyecanı da vardı. Odayı daha karanlık hale getirip gevşeme çalışmaları yapmaya başladık. Dalgalar 10 dakikada bir geliyordu ve Büşra dalgaları hissetmenin çok keyifli olduğunu anlatıyordu. Bu sırada babamız kızının prenses yatağını hazırladı. Cibinliği olmayan prenses olmaz sonuçta.

Böylece bir kaç saat geçirdik, dalgaların arası zamanla biraz daha kısaldı. Masajlar, gevşemeler, imgelemelerle minik Feyza'yı çağırdık. İstediğin zaman istediğin şekilde gel dedik. Önce yapabileceğimiz her şeyi yaptık. Şule hanım geldiğinde muayene etti ve uzun süre geçmesine rağmen açıklık çok azdı. Doğumun olabilmesi için bebeğin pelvisten geçerek rahim ağzına baskı yapması gerekir. Anne ve bebek arasında baş pelvis uygunsuzluğu olduğu için bizim kızımız bunları ne kadar denese de doğumumuz ilerlemedi. Böyle durumlar için hayat kurtaran sezaryen operasyonuna karar verildi. Doğumu için Feyza'ya zaman verdiğimiz ve üzerimize düşen her şeyi denediğimiz için biz doğum ekibinin de, ailemizin de içi çok rahattı. Bu sırada ameliyathane ekibi anne-bebek dostu sezaryen için hazırlıklarına başladı.

Yaklaşık yarım saat sonra ameliyathaneye geçtik. Önce Büşra'nın epidural anestezisi yapıldı. Ardından diğer hazırlıklar. Ameliyathaneler biraz soğuk olmak zorundadırlar ama biz bebeğimiz için bir iki derece daha ısıyı arttırdık. Doğduktan sonra bebeği anne göğsü ile buluşturmak için anne bulgularını izleyen probların sırt kısmına yapıştırılmasını sağladık.

Ameliyat başlarken babamızı da hazırladık. Eşine destek olmak ve bebeği ile doğduğu anda buluşmak üzere başucuna oturdu. Minik Feyza dünyaya gelir gelmez spot ışıklarına maruz kalmasın diye ameliyat ışıkları çevirildi. Loş ortama sakince geldi. Göbek kordonu atımı durana kadar kesilmedi. Sonrasında da hooop ebe kucağına. :) Benimkinden daha çok ihtiyacı olan anne kucağına bir an önce kavuşsun diye doktor muayenesi de 1 dakika sürdü. Ordan hemen annesinin güvenli göğsüne yattı. Babası da elini sırtına koydu. Ameliyat bitene kadar bir arada kaldılar. Bu kadar tıbbi bir ortamda bile böyle mutlulukla dolu bir ana şahit olmak. O ailenin içimiz çok rahat demesi dünyalara bedel. Üçü sevgi çemberlerini oluşturdular. Biz de tanık olduk. :) Zaman böylece geçti, Feyza annesinin kokusuyla uyudu kaldı.

Nihayetinde ameliyat tamamlandı. Büşra'yı hazırlayacakları sırada ben de bebeğin bakımlarını yapmak üzere aldım ve abartmıyorum sadece 5 dakikamı aldı. Babası da benimle birlikte geldi. Bittiğinde asansöre bindirilen annemize yetiştik.  Odaya geçtiğimizde içerideki odada Büşra'yı hazırlıyorlardı. Biz de dışarıdaki odada baba ile ten tene temas yaptırdık. İtiraf ediyorum bu kısmı çok seviyorum. Bebeklerin babalarına verdikleri tepkiler öyle güzel ki. Bir kaç dakika sonra içeriye geçtik ve emzirme faslı başladı. Bu arada akrabalar dışarıda saygı ve sabırla beklediler. Çok meraklandılar, heyecanlandılar ama dokuz ay bekledik, biraz daha bekleriz dediler. Böylece anne,baba ve bebeğimizi çekirdek aile olmak üzere baş başa bıraktık. Daha sonra kapıları geniş aileye açtık. Feyza herkesle teker teker tanıştı.

Bir aile daha doğum travmasız, mutlu biçimde doğumunu tamamladı. Normal doğum planlanırken sezaryene dönmesine değil anne ve bebeğin en sağlıklı kavuşmasına odaklandılar. Doğum için çalıştılar. Zaman ayırıp eğitimlerini aldılar. En sonunda da doğum şekilleri ne olursa olsun üzerlerine düşen her şeyi yapmanın verdiği huzurla içimiz çok rahat dediler. Biz de mecburi yapılan sezaryeni onlar için en güzel hale getirebilmenin mutluluğunu bir kaç gün daha yaşadık. :)

Tabi ki Şule Selman'ın ellerine sağlık. Birlikte çalışmak ne büyük keyif. :)

                                                                                 Sevgilerimle...

                                                                               Ebe Serap Sağır

Facebook sayfamı takip için tıklayınız

instagram takibi için tıklayınız




Pardon doktor! Ben bir tane ağrısız, hareketsiz,hızlı,sağlıklı doğal doğum alabilir miyim?








-"Pardon doktor! Ben bir tane ağrısız, hareketsiz, hızlı, sağlıklı, kalabalık bir parti havasında böööyle muhteşem bir doğum alabilir miyim? "

="Öncelikle müessesemize hoş geldiniz hanım efendi."

-"Hoş bulduk. Yalnız ben doğumda epizyotomi ( vajinal kesi ) istemiyorum. Onu unutmayın olur mu? Ağrı da istemiyorum. Epidural takın, iğnesi de acıtmasın. Öyle ağrı kesiciler olsun kiiii, hiç bir şey hissetmeyeyim. Üzerine biraz da pof poflanma katabilirseniz çok iyi olur. "

="Hay hay efendim. Anestezi doktoruuuuu bir epidural çek ablama. "

-" Bu arada bebekte asla sorun olmamalı. Yoğun bakıma falan giderse burayı ayağa kaldırırım, para falan da ödemem bilmiş ol."

=" Elimizden geleni yapacağız efendim."

-" Bir de doğum çok doğal olsun istiyorum. Verdiğiniz ilaçlar organik tarlalarda yetişiyor değil mi?"

="Tabi tabi, günlük taze bunlar. Alplerden geliyor. Di mi Alp? ( eczacı :) bu espriyi yapmasaydım çatlardım. )

-" Peki tam hangi gün olur bu doğum? Bizim biraz acelemiz var da. Çabuk yaptırabilir misiniz?

="Ablam öyle istiyorsa eğer icabında suni sancı verir, bugün doğurturum. Sen hiç merak etme. "

-"Ben suni sancı istemiyorum yalnız. Doğal doğurtun. Parası neyse veririm. Bu arada gün vermediniz hala. Bebek için süsleme malzemeleri hazırlanıyor. Tarih basılacak üzerlerine. Bir de bebek net olarak kaç kilo doğacak? Padişah kıyafeti diktiriyoruz da. Pahalı, üstüne tam olsun ki ziyan olmasın. Yavrum her şeyin en iyisine layık. "

=" Öyleyse ben ablama sezaryen vereyim. Köyden dün geldi. Senden önce 15 ablama daha verdim.  Gelirsin sabahtan, süslersin padişah odasını. Fotografçını da alırsın, makyajını da yaparsın, bu sezonun trend loğusa saç modellerinden de yaptırırsın. Doğuma gülümseyerek gidersin. Hem bebeği de seni de hiç uğraştırmayız. Uyuyup uyanınca alırsın kucağına. Bebeği de güzelce temizler getirirler. Prensesler gibi doğurursun ablam benim. "

- "Yalnız anestezi doğaldı di mi ? bebeğe falan geçmiyor yani! "

=" Yok ablam doğal, Alpler dedik ya."

-" Ayyy harika oldu bu. Biz günümüzü alalım. Çok güzel bir doğum olcak. Padişahım için her şeyin en iyisini yapıyorum. Doktorcum inanır mısın? Yogaya falan gittim ben. Ceviz yedim. Sezaryenimizi de doğal doğal oldukmu her şey tamamdır. Hadi görüşürüz. "

..................................................................................................................................................................


      Yine sinir bozucuyum değil mi? Düzgün düzgün anlatsana  ebe!


      Kusura bakmayın, yukarıdaki hikaye ironilerle dolu ama bir o kadar da gerçeğe yakın. Bir takım önemli noktaların üzerinden geçmemiz gerekiyor.


     1. Bir aile için en önemli şeylerden biri doğum tercihlerini yapmaktır. Doğum tercihi yapmak demek bir garsona sipariş verir gibi isteklerde bulunmak demek değildir. Bilinçli doğum tercihleriyle gitmez de akla yatkın olmayan isteklerle giderseniz ne kendinize ne de doktorunuza yardım edemezsiniz.

,

    2. Doğum tercihlerinizi yapmadan önce doğuma hazırlık eğitimi almak şart. Neyi tercih edeceğinizi bilmelisiniz. Yalnız bu eğitimi almadan önce eğitimin felsefesini ve içeriğini araştırın. Bu kurslar ne fanatikçe doğal doğum diye bağırmalı, ne de sisteme hazırlık niteliğinde olmamalıdır. Özellikle özel hastanelerin kurslarına katılmadan önce iyi araştırın.


    3. Bugün, geçen yıl kursuma gelmiş bir anne ile görüştüm. Bana "Serap ilk anlattığında bunlarla uğraşmak hep para diye düşündüm. Ama sonra sen evlenirken kaç para harcadınız diye sorunca ayıldım". Dedi. Yani düğün çok önemli elbette ama bebeğiniz doğarken yaşayacakları ömür boyu onunla kalacak. Ona güzel bir doğum verin. Bebek ne yapsın padişah kıyafetini annesinin göğsüne ten temasını yapmadıktan sonra.

   4. Etrafınızda harika nitelikler kazanmış bir sürü ebe, doula ve doğum psikoloğu var. Hepimiz aşkla yapıyoruz işimizi. Her gün kendimize ne katabiliriz diye bakıyoruz. Yeni çıkan her eğitime koşuyoruz. Bunların hepsi sizin için. İsteyen her kadının yanındayız. Epidurali tıbbi durum olmadıkça tercih etmeyin. Bizi tercih edin. Çok doğalız :)

 5. Doğumunuzla ilgili sorumluluk alın. Doktor da ebe de sizin doğumdaki yardımcılarınızdır. Doğum anne, bebek ve babanın aile olarak birlikte yapacağı bir eylemdir. Gebeliğinizde ve öncesinde ne ekerseniz doğumda onu biçersiniz. Ne düşünürseniz onu çağırırsınız. Doğum tercihlerinizi yapmakla işler bitmiyor. Kursta öğrendiğiniz nefes ve gevşeme egzersizlerini uygulamanız gerekir. Bunlar aslında yaşam boyu yapılması gereken şeyler ama doğuma hazırlanırken yapılması elzemdir.

 6.  Doğuma hazırlık kursları korkularınızı giderir. Gidermediği noktalarda tespit etmenize yardımcı olur ve böylece doğum  öncesi travmalarınızı doğum psikologları ile çalışıp, bebeğinizi sakin bir akıl, sağlıklı psikoloji ile karşılayabilirsiniz. Korkusuz doğumlar en kolay doğumlardır. Doğumdan önce korkularınıza çalışın.


  7. Bir hamile yogası eğitmeni olarak, tabi ki yogayı her gebeye tavsiye ediyorum. Yogaya gelen her gebe illa ki şifalanır. Yalnız sadece yoga yapmak yetmez. Nefesiniz düzenlenir, kaslarınız esner ve güçlenir, aklınız berraklaşır, bebeğinizle iletişim kurarsınız, gebeliğinizi kolay geçirirsiniz. Ben yoga yaptım nasılsa doğal doğuma hazırım derseniz 1. maddeden başlayarak tekrar okuyun derim. Doğum bir ekip işidir ve ister evde ister hastanede olsun, kendinize uygun doğum ekibini bulun, doğumda kimlerle olmak istediğinizi ölçün tartın.


  8. Bunların hiç biri için maddiyatı öne koymayın nolur. Ben de isterim ki, sağlık bakanlığı böyle çalışsın. Tüm gebelere bu hizmetler ücretsiz verilsin. Umuyorum ki tüm bunlar gelecekte olacaktır. Şu anda koşulları uygun hale getirebilmek  için çok uğraşıyoruz. Yine söylüyorum, bebek kıyafetlerle, süslerle, oyuncaklarla, çocuk odasıyla, fotograflarla, süslü yataklarla ilgilenmez. Bebek huzur ister, dünyaya yumuşak geçiş ister, sakinlik , sessizlik ister, ailesini ister, mutlu bir anne ister, doğar doğmaz meme ister, annesiyle kalmak ister. Diğerlerini isteyen biri varsa o da bizlerizdir. Bebeğiniz en iyilerine layıksa, saydıklarımı ona verin. Lütfen...

9.Hiç bir sorumluluk almadan, doktorunuza sadece bir takım isteklerle gidip, ondan yaşam garantisi beklerseniz müdahaleli ya da sezaryen doğum kaçınılmaz olur. Ülkemizde sağlık çalışanları çok önemli yasal sorumluluklar altında. Eğer doğumunuzla ilgili sorumluluk alır, görevlerinizi yerine getirirseniz doktor da ebe de sizin yanınızda güvenle durur. Parasını veriyorum, doğurtsunlar derseniz geçmiş olsun. Doğumunuzda aktif rol alın. Bu bir ekip işi.

 Yazımda sürç-i lisan ettimse affola.Amacım sadece faydalı olabilmek. Tüm anneleri ve anne adaylarını sevgi ile kucaklıyorum. Babalara da selam olsun. :)

                                                                              Ebe Serap Sağır

                                                         Doğuma hazırlık eğiticisi, Hamile yogası eğitmeni

                                                                         Hamile masaj terapisti

Beni Facebook Ebe Serap Sağır adresimden takip etmek için tıklayınız

G-ebe grubumuza katılmak isterseniz tıklayınız

İnstagram takibi için tıklayınız





Ayşe' nin pozitif doğal doğum hikayesi

Mesajı aldığım alda nasıl mutlu oldum anlatamam. Her bir pozitif doğum hikayesi bize can katıyor. Bebek bekleyen annelere şifa niyetine olduğu gibi yayınlıyorum bana gelen bu güzel mesajı. :)


Serap hanım hamileyken dogumdan korkan bir anneyken beni motive eden şey pozitif doğum hikayeleriydi. Doğum yapalı 50gün kadar oluyor. Elhamdülillah bende bebeğimde sağlıklıyız. Şimdi bende eğitim almanın ve egzersiz yapmanın faydasını inanılmaz derecede görmüş biri olarak normal doğumdan korkan anneler için pozitif doğum hikayemi yazmayı görev bildim. Gerçekten doğum bizim fıtratımızda var. Yeterki doğal süreç sağlıklı ilerlesin ve tevekkül teslimiyet tam olsun. Kaygılar uzak olsun. Tüm anne adaylarına bir nefeste sağlıklı huzurlu rüya gibi doğumlar diliyorum.

Rüya gb bir doğum...
Ayşe'nin pozitif doğum hikayesi.

Yüzümde bir tebessümle bu hikayeyi yazmam bile bir daha bir daha şükür sebebi...

Çok zorlu, doğal akışına bırakılmamış, suni sancı ile her türlü standart prosedürle ilk çocuğu doğurtulan, bu yüzden de doğumdan acayip korkan bir anne olarak ikinci bebeğime hamileydim.
Ve bi yandan çalışıp bir yandan üniversite okuyan bir anne olarak 20. Haftama hamile olduğumu düşünmeye hissetmeye fırsat bulamadan ulaştım.
Tek ders sınavına deliler gibi çalışıp yorgun uykusuz stresli şu an kınadığım düşüncesiz bir anne olarak apandisiti patlatma sınırına getirdim ve 20 haftalık hamile iken apandisit ameliyatı oldum. Serumlardan da iyice şişen vücudum yüzünden dikişlerim büyüyen karnımın etini büzdü ve dikişlerim iltihapladı.
Doğuma zararı olur mu ki diye endişelerimden arkadaşıma bahsederken arkadaşım bana doğal doğumdan, Istanbul Doğum Akademisi ebelerinden bahsetti ve Konya'da Ebe Emel Ay hanımı önerdi.
Kendisi ile tanıştım ve eğitim aldım. Eğitim sonrasında artık Rabbimin benim ve bebeğimin bedenine doğumun kodlarını yerleştirmiş olduğunu hatırlamış olmanın rahatlığı içindeydim. smile ifade simgesi
Ağızdan çıkan sözün başa geldiğini defalarca tecrübe etmiş biri olarak "bu sefer rüya gibi çok güzel sakin bir doğum olacak inşallah" demeye başladım ve dedikçe de buna inandım.
Bu huzurla eğitimde aldığım egzersizleri uygulayarak son aya kadar sorunsuz sağlıklı ve gayet mutlu bir hamilelik geçirdim. İnanması zor ama 68 kilo ile hamile kalıp 68 kilo ile gayet sağlıklı bir doğuma girdim. smile ifade simgesi
Doğumum bence son 20 günde başladı. Kendimi gayet sağlıklı ve hafif hissettiğim için bayram temizliğini kendi başıma yaptım. O temizlikten sonra ikindi vakti başlayıp akşam artarak beni heyecanlandıran ama bir türlü düzene girmeyen dalgalar başladı. Gece plates topunun üstünde dalgaları hafifletip uyku basınca uyuyordum ve sabah kalktığımda geçmiş oluyordu.
O gün sabah namazı vakti uyandığımda da dalgaların yokladığını farkettim ama yine düzensizdi. Her zamankinden biraz daha farklı, güzel yokluyordu.
Kahvaltıdan sonra anneme "bugün yürüyüş yapmayalım, 39+6 oldu, nolur noolmaz temizlik yapalım" dedim. Annem süpürdü bende çömelerek tüm evi sildim. Bu arada da anneme birşey çaktırmıyorum. Zaten gözümün içine bakıyorlar. Stres oluyorlarmış yirmi gündür ben dalga geldi dedikce smile ifade simgesi son hafta boyunca eşimle anneme söylemiyorum dalgaları. Soruyorlar "hergünkü gibi" diyorum. Neyse temizlik bitti on dk da bir dalgalar ama dayanılmayacak gibi değil. Hergünkünden bi tık farklı. Duşa girdim terledim diye, o da ne? Dalgalar on dk da bir ama acayip hafifledi. Canım sıkıldı biraz bugün de gelmeyecek diye. Hayırlısı deyip plates topuna oturdum yatağımı da masa olarak kullanıp bir saat kadar Kur'an okudum. Dalgalar hepten gitti nerdeyse işaretliyordum bir kağıda; üç kere gelmiş bir saatte. Sürekli hafif bir mazerer sancısı gibi bir ağrı var karnimda belimde ama sıcak sıcak tatlı bir ağrı. "O hooo gelmeyecek bu uzatmaları da oynamak niyetinde, bekleyelim bakalım keyfi yetsin hanımın" dediiiiim, plates topundan bi kalktım "zınk!" Çok sağlam bi dalga geldi. smile ifade simgesi Allah'ım bir seviniyorum ki sormayın. İçim sevinçten heyecandan kıpır kıpır. Tekrar on dk da bir geliyor dalga ama sağlam geliyor. Yirmi gündür ha geldi ha gelecek diye bekleyen bir anne olarak bende her dalganın tadını çıkarıp zevkle şükrederek karşılıyorum. Her dalga da "oh oh pelvis açılıyor. Bu muymuş suni sancı olmadan gelen doğal doğum sancısı dedikleri şey? Buysa ben tavuk gb yumurtlarım hiç sorun değil diye düşünüyorum. :))"
Bu arada baktım saat 16ya geliyor. Dalga böyle devam ederse bi saati bulmaz beş dk ya düşmesi. Doktorum tam mesaiyi bitirip eve gidecek tam dinlenirken kadını bi daha çağırıcam. Bar olma yar ol felsefeme ters. Doktorumu arayıp hastaneden ayrılmamasını 5e doğru geleceğimi söyledim. Son sıraya randevu aldım. Eşimi aradım. Hazırlanırken heyecandan sevinçten doğru düzgün dalga hissetmedim. Eşim geldi arabaya binecekken sağlam bi yokladı yine, eşimle çantaları bagaja yerlestiriyorduk, farketmemiş bile benim nefes çalışması yaptığımı. Birde arabadan inice sağlam geldi. "Tüh diyorum geri düzensizleşti. Bu sefer akıllıyım 3-4cm derlerse suni sancıyı kabul etmeyip eve kaçıcam." planım da hazır.
Doktorun yanına girdim "hadi bi bakalım"dedi. Bi baktı "aaa sen doğuruyorsun, 8cm olmuş" haydaaaa hemen ebe çağırın doğumhaneye çıkarsın bu kızcağızı."
Allah'ım nasıl mutluyum. Sevinçten dört köşe, eşime "hadi gene iyisin 8cm, yatış işlemlerini hemen yaptır doğumhaneye yanıma gel." dedim. Hoplaya zıplaya Heidi gibi yanımda ebe ile doğumhaneye çıktık. :))
Normalde ciddi ve ağır bi insan olmama rağmen o heyecanın verdiği ayarsız neşe ile ebelerle bi sohbet bi muhabbet. Açıklık tam bu arada suyum açıldı nst ye bağlandım. smile ifade simgesi eşimde geldi elimi tuttu, dalgalar 3dk ya bir geliyor geldikçe ıkın diyorlar. Ikinma istegim yok ki diyorum. Olsun ıkın diyorlar. Efendi efendi ıkınıyorum.smile ifade simgesi

Nst bitti ben masadan indim çömeldim hem ıkınıp nefes arasında "elhamdülillah Rabbim! 8 cmle geldim hastaneye inanamıyorum diyorum ve Abese 19-20
Min nudfeh. Halegahu ve gadderah. Sümmessebile yesserah ayetlerini okuyorum. Arada ebelerle gülüşüyoruz. smile ifade simgesi "böylesini de ilk görüyoruz, güle eğlene sancı çekip doğuruyor, töbe bismillah" diyorlar yine gülüyoruz. :)) Doktorum geldi sesine kafayı bi kaldırdım aaaa! Benim koca arazi. :)) kaşla göz arasında dayanamamış çıkmış dışarı. smile ifade simgesi benim güle oynaya yaptığım doğuma dayanamıyor birde ötekini görse napacaktı acaba? smile ifade simgesi
Doktor hanım, "hadi bi masaya çık bakayım" dedi. Baktı, "bi yardımıma bakıyor. Eşiği geçse 5 dk sürmeyecek doğumu" dedi. 20 dk o eşiği aşırmaya çalıştı eliyle ki bir daha ki doğumda böyle bir müdahaleye izin vermeyi düşünmüyorum.
Beni bağırtan tek acıyı, bir tek doktorum eliyle eşiğe baskı uygularken yaşadım. Onun dışında sevinçle karşıladığım dalgalardı hepsi abartısız. Doğumu hızlandırdı yani. O da benim aman kimseye rahatsızlık vermeyeyim kafası ile zuhurata müdahalemin karşılığı idi bence. Doğum mesai içinde mi olsun istiyorsun? Rabbinin takdir ettiği saati beklemeye sabrın, o saate rızan yok mu? Al sana müdahale.! Ve o müdahale ile 16:45 de giriş yaptığım hastanede 17:45de kızım son hir çığlığımla doğuverdi. Önceden doktorumdan rica ettiğim gibi doğar doğmaz üzerime bıraktılar kızımı. Hiç ağlamadı. O sıcacık yumuşacık anı dolu dolu yaşadım. Yaklaşık 2-3dk sonra göbek kordonu kesildi. smile ifade simgesi Plesentayi çıkıp benim kontrollerim yapılırken o da ölçüldü temizlendi. Dikiş yok ufak bir çatlak var dedi doktorum. Tampon yaptı. Masadan kalktım giyindim. Bebeğimin giydirilmesine yardım ettim. Sonra da bebeğimi kucağıma alıp doğumhaneden odama geçtim. smile ifade simgesi Annemler hastaneye yenice benim son rutuşlar yapılırken gelmişler ki, ses falan da gelmeyince "kaç saate doğar ki" diye düşünüyorlarmış. smile ifade simgesi
39+6da. 3.150gr 47 cm bir kızım oldu.
Sorunsuz, mutlu huzurlu bir hamilelik geçirdim elhamdülillah. İşinin ehli bir ebeden eğitim aldım. Yavrum da bana hiç zahmet vermedi. Duam o ki Rabbim de ona ömrü boyunca zahmet vermesin. Hep doğru, işinin ehli hayırlı insanlarla karşılaştırsın. Tüm anne adaylarına da sekinet, huzur ve teslimeyet dolu rüya gibi doğumlar nasib etsin... Aminnn.

Müveedet'in SSVD hikayesi









        Daha yazmadan beni gülümseten bir hikaye bu. Seçeneklerini araştıran, doğumuna sahip çıkmış akıllı bir kadının doğum serüvenine gidiyoruz. 


Eğitim zamanları
       Müveddet benden önce doktorunu bulmuş, SSVD yapmak istediğini belirtmişti. Doktoru Şule Bilgiç Selman tarafından benimle iletişimi sağlanmış öncelikle ssvd denemesi yapabilmek için doğuma hazırlık eğitimi almasını istemiş. Biz de doğuma hazırlık eğitiminde ilk olarak yüz yüze tanışmıştık. Eğitimde doğumda ihtiyacı olabilecek her şeyi öğrenmiş ve doğuma kadar çalışmalarına devam etmişti.

    Müveddet o kadar sessiz sakin bir gebeydi ki, normal şartlarda takip ettiğim gebelerle sürekli soru cevap yazışmaları yapmama rağmen ondan hiç ses çıkmıyordu. Eğitimde sorularının cevaplarını bulmuş ve benim doğum yapacak olan anneden beklediğim en önemli şey olan akışına bırakma kısmına geçmişti. :) 

7 cm açıklık ve yemek molası 
     Bir gece yarısı ansızın telefonum çaldı. ( benim için alışılmış bir şey ama olaya gizem katmak açısından böyle yazmak güzel oluyor. ) O da nesiydi!!?? Müveddet'in 38. haftasında doğum dalgaları başlamıştı. Normalde semtinden uzaklaşmayan Serap, o gün annesini görmek üzere Pendik'e gitmişti. Taksiye binip, Fatih'teki hastanenin yolunu tuttum. Gittiğimde Müveddet çok sakin görünüyordu ama hastaneye gelmiş olmanın tedirginliğini yüzünden okuyabiliyordum. Henüz dalgaları çok sık değildi. Birlikte gevşeme çalışmalarına başladık. Biraz masaj, aromaterapi, refleksoloji ve nefes derken artık iyice gevşemişti ve henüz doğumuna zaman olduğu için dinlenmeye teşvik ettim. Böylece bir kaç saat geçti ve ardından Müveddet beni dinlenmeye teşvik etti. Canım, kimselere kıyamaz. :) Benim 1 saatlik dinlenme aralığımda tüm doğum dalgalarını kendi karşıladı. Öğrendiği pozisyonları uyguladı. Bu arada süreç boyunca baş başa kaldık.Tamamen kendi doğal hormonları ile doğum sürecini takip ettik.  Ailesi ssvd konusunda biraz endişeliydi. O da gevşeyebilmek adına yalnız kalmayı tercih etti. Gerçekten de siz ne kadar rahat olursanız olun ortamdaki bir negatif bakış ve inanç, tüm doğumunuzu negatife dönüştürebilir.

   Belirtmek istediğim çok önemli bir nokta var. Müveddet asla ben normal doğuracağım gibi fanatik bir tutum sergilemedi. Gerektiğinde sezaryen kararına güvenebileceği bir doktorla çalışmayı tercih etti. Bana da güvendi ve kendini doğuma teslim etti. Düşünceyi bir kenara bıraktı ve sadece hissetti. Kendi dişil gücünü takip etti. İnandı ve bu şekilde geçirdiğimiz saatler sonucunda her şey harika ilerledi. Ben her adımda onu cesaretlendirip, dalgalar onu zorlamasın diye tüm tekniklerimi kullanıyordum. Aktif doğum pozisyonlarından yapmadığımız kaldı mı bilmiyorum. Derken açıklık 8 cm kadar ilerledi. Müveddet'in bebeği normalde, yüzünün anne sırtına dönük olması gerekirken, basının arkasını annesine dönmüştü. Bu da doğumun ilerlemesini zorlaştıran bir durumdu. Bu seviyedeyken bile Müveddet öyle sakindi ki... Sürekli şakalaşıyorduk. Gülmeyi hiç bırakmadık. Bebeğiyle sürekli konuştu ve onu çağırdı. Pozisyonları uygulamaya devam ettik. Artık bebeği itme hissi , ufak ıkınmalar gelmişti. İç güdülerini dinlemesi için onu cesaretlendirdik. Süreç boyunca sabretti. Asla ne zaman bitecek? ne kadar kaldı gibi sorular sormadı. Aynı şekilde yakınları da öyle...

Baba ile ttt
SSVD sonrası kuaförden çıkmış gibiyim :)
   Yaklaşık 12 saatin sonunda artık bebeğimiz gelmeye karar vermişti. O aşamada  Müveddet doktorunun söylediği her şeyi yaptı ve bir kaç ıkınma sonrasında nihayet bebeğimiz dünyaya gelmişti. Evin ikinci prensesi  tabi ki doğar doğmaz anne göğsü ile buluştu. Biraz ağladıktan sonra sakinleşip annesinin gözlerini aradı. Hemen orada meme aramaya başladı. Doğumhanedeki işlemler bittikten sonra odada tekrar buluştular. Anne, baba, abla ile aile buluşması gerçekleşti. Annesini biraz daha emdikten sonra en sevdiğim bölümlerden biri olan baba ile ten tene temas bölümüne geçtik. :) Bu süreçte ailenin diğer bireyleri de bebekle tanıştılar.
Doğum gerçekleşirken hazırlanan şekerler

    Ben de bir süre sonra bu güzel aileyi , harika doğum hikayesini aklıma kazıyarak baş başa bıraktım. 

    Bu güzel doğumun içinde olmamı sağlayan Dr. Şule hanım'a ve tabi ki sevgili Müveddet'e teşekkürlerimi sunuyorum. :)


    Her kadının SSVD yapmaya hakkı vardır. Sonucunun vajinal ya da sezaryen olmasına bakmaksızın... Ancak bu işin sadece doktorda bitmediğini, size düşen bir çok görev olduğunu belirtmek isterim. Bu bir ekip işidir. Sağlık sistemimizin bu doğumları desteklediği günlerin geleceğine inanıyorum. Bebek bekleyen her anneye istediği gibi,sağlıklı doğumlar dilerim. 

                     
                                                                                                        Ebe Serap Sağır

Facabook sayfamdan takip etmek isterseniz tıklayınız

Paylaşım yaptığımız grubumuza katılmak isterseniz tıklayınız

İnstagram takibi için tıklayınız

Semiha'nın doğum hikayesi




aktif doğum pozisyonları biraz romantik olabilir :)


      Henüz gebeliğinin başlarındayken yaptığı araştırmalar sonucu Doktor Şule hanım ile görüşen Semiha; daha sonra da eğitim almak üzere beni arıyor. Aradan bir kaç ay geçtikten sonra eğitimde tanışıyoruz. Ama o ne tatlı çift! Her konuda pür dikkat dinleyip, her uygulamayı ayrıntılarına varana dek yapıyorlar. 14 saatlik eğitim sonrası artık kafaları netleşmişti. Nefes çalışmaları, masaj, gevşeme, aktif pozisyon çalışmalarına bebek gelene dek devam ettiler.



eğitimde eğlence var :)

 



 Bir kaç hafta sonra ev ziyaretine gittim. İkisi de heyecanlı. :) Ben evin yerini öğrenmiş oldum. Onlar da akıllarına takılanları sordular. Semiha'ya dalgalar arasında çay getirip götürmenin ağrıyı fazlasıyla azalttığını ve bebeğinin gelişini kolaylaştırdığını söyledim. Prova yaptık. Bol bol çay içtik. :)





 13 ekim sabahı doğum dalgaları başlamış. Beni aradılar ve yola çıktım. Gittiğimde kocaman gülümsemeleriyle beni karşılayan Semiha ve Müjdat; çok heyecanlıydılar. Bu arada doktorumuzun her adımdan haberi vardı. Açıklık 3 cm ve bebeğin kalp sesleri gayet iyiydi. Şimdi tek ihtiyacımız olan şey sakin kalmak ve rahatlamak dedim ki, zaten öyleydiler. 

    Süreç ilerlerken Semiha'ya masajlar yaptık, birlikte nefesler aldık. Müjdat hem ihtiyaçlarını karşıladı, hem de eşiyle ilgilendi. Evde geçirdiğimiz bir kaç saatte çok eğlendik. Hatta Semiha bir ara dalga esnasında aldığı nefese ara vererek "çay oldu mu?" diye sordu. :) 



    Artık süreç ilerlerken Meryem Ana eli otumuzu da suya koymanın vakti gelmişti. O yavaş yavaş açılırken, son kontrollerimizi de tamamladık. Artık 5 cm olan rahim açıklığı ile birlikte Şule hanım yavaş yavaş hastaneye geçmemizi istedi. Yolumuz biraz uzundu ve trafiğe de kalmak istemiyorduk.





evden ayrılırken

    Hastaneye vardığımızda , prosedür işlemleri tamamlandı ve yine baş başa kaldık. Artık doğum aktif kısma geçmişti ve artık dalgalar neredeyse 2 dakikada bir geliyordu. Her bir dalganın bebeğin gelmesine yardım ettiğini biliyorlardı ve çalışmalarımıza devam ettik. Müjdat Semiha'nın beline masaj yaparken ben; bedenini gevşetme çalışmaları yapıyordum. Aktif doğum pozisyonları ile de bebeğin gelişine yardım ediyorduk.

     Özel bir durum var ki, Semiha'yı biraz zorladı. Daha önce bel fıtığı ameliyatı geçirmiş. Beyin cerrahı ile de görüşülerek normal doğum yapabileceği kararı alınmış. Şule hanım da ailenin kararını destekliyordu.

     Artık rahim açıklığı tamamlanmıştı ve  bebek gelmek için hazırdı. Yavaş yavaş doğumhaneye dağru yol aldık. Bir miktar da çalışmalara burada devam ettikten sonra bebek neredeyse gelmek üzereydi. ameliyat bölgesi için mümkün olan en rahat geçişin olması için bebeğimiz doktorunun kısa süreli vakum desteği ile dünyaya geldi. Semiha büyülenmiş gibi bebeğiyle konuştu, ağladı ve onu sevdi. Hayal ettiği doğumu yaşamıştı. :)

Semiha ve Müjdat'ın zafer resmi :)


Doktoru miniğin anı defterini yazıyor.
     Tabi ki doğar doğmaz anne göğsüne gelerek doğumhaneden çıkana dek orada kaldı. Ten Tene Temas annesi odaya geçince de devam etti. fırsat bulduğum küçük bir aralıkta bebeği tartım, aşılarını yapıp hemen getirdim. En fazla bir kaç dakika sürdü. bu arada doğumhanedeyken emmeye başlamıştı bile.Babası doğumhaneden çıkınca hemen bebeği ile buluştu. İlk bakışmalar, tatlı konuşmalar...  Bu arada aynı duyguları sanki ben de yaşıyor gibi oluyorum. :)









Ev ziyaretinde eğitim devam ediyor
     Bir süre sonra bu çekirdek aileyi baş başa bırakıp yanlarından ayrıldık. Bir hafta sonra gittiğim ev ziyaretinde çok mutlu görünüyorlardı. Ara ara bebekle ilgili soruları olduğunda hep iletişim halinde olduk.

   Bu işi yaparken bizim için en güzel kısım ailelerin en güzel anlarının yanı sıra, buna katkıda bulunabilmek oluyor. Şu an bebekleri bir aylık oldu. Üçüne de birlikte mutlu ve sağlıklı bir ömür diliyorum. İyi ki de tanışmışım sizinle...

Ve sen minik bebeğim, bu aileye sahip olduğun için çok ama çok şanslısın. :)





                                                                                  Ebe Serap Sağır

Beni sayfamdan takip etmek için tıklayınız

Paylaşım için "g-ebe" grubuna bekleriz

İnstagram takibi için tıklayınız

Ebesiz doğum olmaz dedirten 20 neden

     

       











           Serbest ebelik Türkiye' de yeni oluşan bir kavram. Peki nedir? ve ne işimize yarar ?

   
      1.  Bir ebe ile çalıştığınızda doğum hakkında bire bir eğitim alabilir, aklınızdaki tüm soruları sorabilirsiniz. Eğitime eşinizle gelmeniz onun da bilgilenmesini ve doğum sürecine güvenmesini sağlayacaktır. Tabi ki eğitim aldığınız ebenin okul dışı aldığı eğitimleri bilmekte fayda var.



      2. Ters gittiğini düşündüğünüz ya da anlayamadığınız konularda, önce ebenizi arayarak danışabilirsiniz. Böylece hastaneye gitmeniz ve gitmemeniz gereken durumlar bir birinden ayrılabilir.


      3. Doula eğitimi almış bir ebe sizinle bir kız kardeş gibi iletişim kurar. Aranızda resmiyet olmayacağı için , doğum gibi özel bir durumda çalıştığınız ebenin size güven vermesi doğuma kadar ve doğum boyunca rahat olmanızı sağlayacaktır.


      4. Doğumdan önce geldiği ev ziyaretinde birlikte doğum planınızı yapabilir ve hazırlıklarınızı tamamlayabilirsiniz.


      5. Doğum başladığında arar ve bilgi verirsiniz. Durumu değerlendirerek yola çıkar.
 ( Nasıl başladığını, hangi durumlarda aramanız gerektiğini zaten doğuma hazırlık kursunda öğrenmiş oluyorsunuz )


      6. Eğer doktorunuz desteklerse doğumunuz bir miktar ilerleyene kadar evde takip eder. Yani hastane evinize gelir. Çantasında bebek kalp seslerini dinlemek için bir cihaz, tansiyon aleti, acil durumlarda kullanmak için ilaçlar ve diğer tıbbi malzemelerle birlikte, sizi rahatlatacak aromaterapi yağları, led mum, müzik cd leri, vb... bir çok ekipmanı yanında taşır.



      7. Evde takip esnasında doktorunuzla iletişim halindedir. Muayene bulguları hakkında bilgi verir. Doktorunuzun uygun gördüğü zaman da hastaneye geçilir.



      8. Evde takibin mümkün olmadığı durumlarda ise aynı teknikler hastanede de uygulanır.



      9. Tıbbi takibin yanı sıra aromaterapi, masaj, telkin, nefes teknikleri, akupreşur, fitoterapi,doğumu kolaylaştırıcı aktif doğum pozisyonlarını gibi ilaç dışı ağrı kesici yöntemleri uygular ( doulalık eğitimi almış olanlar)




      10. Doğum anında sizi cesaretlendirir ve yönlendirir.







      11. Babaların doğum eylemine katılması için olanak tanır. Şartları düzenler.






      12. Doğum ortamını, sizin en rahat olabileceğiniz şekilde ayarlar.





      13. Yukarıda saydıklarım sayesinde sizi gevşetir ve sakinleştirir. Doğumu ilerleten oksitosin ve ağrı kesici hormon olan endorfinin maksimum salınması için çalışır.




      14. Yapılan çalışmalar ebe ile girilen doğumlarda müdahale oranının %50 az olduğunu göstermektedir.



               Örneğin;

              -Doğal oksitosin salgınızı arttırır ve yapay oksitosin ( suni sancı ) kullanılmasına gerek kalmadan doğuma destek olur.

               - Endorfin salgılatarak, ağrıyı azaltır. Epidurale gerek kalmaz.

              -Doğum boyunca nefes egzersizleri yaptırarak bebeğin ve sizin oksijenlenmenize yardımcı olur. Bebeğin oksijensiz kalması, doğum kanalında beklemesi ile sıkıntıya girmesi gibi durumları azaltır.

        15.Doğum boyunca detaylarla ilgilenir, sizi bilgilendirir ve fazla düşünmemenizi sağlayarak kendinizi gevşetmeniz konusunda destekler. Bu da doğumu kolaylaştırır.






        16. Doğum sonrası bebeğinizle ten tene temas yapmanız için sizi destekler.







        17. Emzirmeye destek olur.

        18.Tüm doğum boyunca tıbbi kontrollerinizi doktorunuzla birlikte yürütür.





19. Doğumdan bir hafta sonra ev ziyaretine gelerek bebeğinizin durumunu değerlendirir. Bakım ve emzirme desteği verir. Kanama kontrolünüzü yapar. Ve size danışmanlık verir.







       20. Eğer sezaryen mecbur olursa sizinle birlikte ameliyathaneye gelir ve orada destek olur. Ameliyat boyunca ten tene temas ile bebeğin anne göğsünde kalmasına yardım eder.


      Yukarıda anlattıklarım bir ebenin sağlayabilecekleridir ancak; ebe ,normal doğum garantisi değildir. Doğum anne ve bebeğin birlikte yaptığı doğal bir eylemdir. Öncesinde fizyoloji ve psikolojik olarak ne kadar hazırlanırsanız, doğumunuz o denli kolay olur. Bir de ebeniz varsa yukarıdaki maddeleri bebeğibizin karşılama törenine katabilirsiniz.

       Doğumda benimle çalışmak isterseniz lütfen iletişime geçin.

       Sosyal medayadan takip etmek için aşağıdaki linklere tıklayınız:


       ebeserapsagir ( kişisel sayfa )

      g-ebe ( facebook grubumuz )

      https://instagram.com/g_ebe/

       https://twitter.com/serapebe


                                                                                            Ebe Serap Sağır

                                                                   Doğuma hazırlık eğiticisi, Hamile masaj terapisti
                           
                                                                                      Hamile yogası eğitmeni