8 Ağustos 2017 Salı

Berna'nın Doğum Hikayeleri





                 Uzuuun bir aradan sonra yeniden merhaba!

        Bugün size bir anne, iki doğum hikayesi anlatacağım. Benim için çok özel çünkü, yaptığım radikal çalışma değişikliğinde el ele tutuştuğum ilk kadın bugünlerde üçüncü çocuğunu dünyaya getirdi. Adı Berna.

        İlk doğumu bir miktar travmatik geçince, sonraki doğumu için araştırmalara başlamış. Uzun süre İstanbul Doğum Akademisi' ni takipte kaldıktan sonra yollarımız kesişti. O tarihlerde almış olduğum doğuma hazırlık eğiticiliği eğitimimin staj grubunu açmak üzereydim. 2015 şubat ayında kar fırtına derken buluşabildik ve çok eğlenceli bir eğitim süreci geçirdik.

       Buraya kadar her şey yolunda ancak; o sıralar gittiği doktoru bebek makat geliş olduğu için sezaryen önermiş. Bebekler her zaman baş geliş olarak yerleşmeyebilirler. Hiç bir şey yapmadan dönmeleri mümkün olabilir ancak son haftalarda yer daraldığı için dönemeyebilirler. Bu noktada bir takım alternatif yöntemler yardımcı olabilir. Örneğin; masaj, derin gevşeme, bebekle konuşma, bir takım hareketlerin düzenli biçimde yapılması, moxa çalışması, psikodrama gibi.

      Berna'nın bebeği de eğitim sırasında yaptığımız, içimdeki bebeğe sesleniş çalışmasından sonra baş gelişte karar kılmıştı. Bu sıralarda 36. haftasındaydı. Kursun 3. buluşmasına geldiğinde doktorunu değiştirmek ve doğumunda kararlara aktif katılımına izin verecek bir doktorla çalışmak istediğini belirtti. O gün eğitim bittikten sonra suyu geldi ve o an Dr. Şule Selman'ile doğuma karar verdiler.

       Eğitimden çıkıp hastaneye gittik. Orada öğrendiklerini uyguladı. Ben de masajlar, aktif doğum pozisyonları, aromaterapi, olumlamalar gibi rahatlatıcı tekniklerle yanındaydım. Doktorumuz tıbbi takiplerini yaparak anne ve bebek sağlığını korudu. Dört saat içinde ilaçsız, hızlı ve kolay bir doğum gerçekleşti. Ten tene temas, kordonun geç kesilmesi gibi ritüellerimizi de tamamladıktan sonra çekirdek ailemizi odalarında yalnız bıraktık.

       Hikayenin başka bir ayağı da şudur ki; Dr. Şule Selman ile yollarımız bu doğumda başladı ve bir daha ayrılamadık. İki buçuk yılda bir sürü doğumdan mutlulukla ayrıldık. :)

       Berna doğurdu bebeğini büyütüyor ben diğer doğumlarla ilgileneyim diyorken, bir kaç ay önce yeniden hamile olduğunun haberi geldi. Meğer altıncı ayındaymış. Doğumunun denk geldiği sıralarda Şule hanım izinde olacaktı. Bir başka tatlı mı tatlı, abla mı abla doktorumuz Aylin Atakır'a muayenelere başladı.

       Bu arada ben de bir hafta tatile çıktım ama bebeğim ebesini bekledi. Bir sabah doğumum başladı hastaneye gidiyoruz diye arandım. Hastaneye gittiğinde doğumhaneye çıkılacak aşamaya gelinmiş bile. Ortamı görmeniz lazım. Işıklar kısılmış, sessizlik... Berna kendini tamamen dış dünyaya kapatmış, sadece ve sadece doğumuna odaklanarak bebeğini dünyaya getiriyordu. Bir kaç ıkınma ile miniğimiz kucağındaydı. Bu doğum da ortalama iki saat sürdü.Tüm  bunların şahidi ve yardım edeni olmanın ne kadar müthiş bir duygu olduğunu anlatamam.

       Peki; Berna ilk doğumundan sonra oturup, mağdur psikolojisine bürünseydi? İkinci doğumunda seçeneklerini araştırmasaydı ve doğumunda hiç söz almak istemeseydi? Üçüncü doğumunda yaşadığı maddi sıkıntılar yüzünden bebeği ile kavuşma anını, şeklini feda etseydi ne olurdu?

       Bence;  İlk doğum travmatik oldu diye tüm sağlıkçılara güvenini yitirip, sezaryen olmaya yönelirdi. 2. doğumunda zaten sezaryen önerilmişti. 3. doğumu da buna bağlı olarak sezaryen olacaktı ve zaten maddi sıkıntıları da işin içine katınca ssvd denemek istemeyecekti.

        İki doğumunda da bir kadın ve bir anne olarak doğumunu kendi yaptı. Biz de yolunu açıp destek olduk. Bir kadın anneliğe, iki bebek dünyaya güvenle bağlandı.

        Hayatıma giren bu güzel kadına teşekkür ediyorum ve sıkı sıkı sarılıyorum.Allah  her birinize  böyle güzel doğumlar nasip etsin.

                                                                                                           Ebe Serap SAĞIR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder